18 07 2008

Telgraf ve Telefon

TELGRAF VE TELEFON

Telgraf, telefon, televizyon ve radyo, iletişim araçlarının birer örneğidir.Bunlar bilgileri sinyale, dönüştürdükten sonra kablolar ve radyo dalgaları ya da cam iletkenler aracılığıyla çok uzaklara aktarırlar.Sinyaller, ulaştıkları noktalarda bilgilerin özgün kopyalarına dönüşürler.

TELGRAF SİSTEMLERİ

1793 – 1794 yıllarında C.Chappe adlı Fransız, ilk semafor telgrafı geliştirdi.Mesajlar, bir kulenin tepesinden metal kolların sallandırılmasıyla gönderiliyordu.

1837 yılında W.Cooke ve C.Wheatstone adlı İngilizler, ilk etkin elektrikli telgrafın patentlerini aldılar.Sistem, elektromanyetizm prensibine göre çalışıyordu.

1838 yılında Amerikalı S.Morse, Mors Alfabesi’ni geliştirdi.Bu alfabede harfler, elektrikle iletilen sinyallerle noktalar ve kısa çizgiler aracılığıyla ifade ediliyordu.

1839 yılında Londra’da Paddington ve West Drayton postaneleri arasında ilk ticari telgraf sistemi kuruldu.

1851 yılında Manş Denizi’nde, İngiltere’nin Dover kenti ile Fransa’nın Cap Gris Nez kıyıları arasında ilk sualtı kablosu döşendi.Okyanus aşırı ilk kablonun döşenmesi ise, 1858 yılında İrlanda ile Newfoundland arasında gerçekleştirildi.

1858 yılında İngiliz C.Wheatstone, ilk otomatik telgraf sisteminin patentini aldı.Bu sistemde, operatörler mesajı Mors alfabesiyle kağıt bir bant üzerine yazıyorlardı.Aktarılan mesaj, hattın öteki ucundaki bir kalem tarafından yine kağıt bir bant üzerine çıkarılıyordu.

1872 yılında Amerikalı J.Stearns, aynı hat üzerinde iki yöne de telgraf mesajı iletme olanağı sağlayan Duplex sisteminin patentini aldı.

1931 yılında Amerikan şirketi American Telephone and Telegraph Co., teledaktilo servisini hizmete açtı.Bu hizmetle, merkeze bağlı aboneler arasında iletişim mümkün olabiliyordu.

1980’li yıllarda Avrupa’da teleks sisteminin kullanımına başlandı.Bu sistemle, birbirlerinden binlerce kilometre uzaklıkta bulunan yazım aygıtları birbirlerine bağlanabildi.Bir büroda yazılan metin aynı anda, binlerce kilometre uzaklıktaki bir başka büroda bulunan teleks aygıtında yazılmış oluyordu.

TELEFONLAR

1876 yılında İngiliz asıllı Amerikalı Alexander Graham Bell, konuşmaların bir kablo aracılığıyla bir yerden ötekine iletilmesini sağlayan telefon adlı aracın patentini aldı.Bu telefon, aynı zamanda ilk mikrofonu da içeriyordu.

1878 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nin Connecticut kentinde ilk telefon şebekesi hizmete açıldı.Telefon konuşmaları, arayan aboneyi, aranan kişiye bağlayan bir santral aracılığıyla yapılıyordu.

1889 yılında Amerikalı A.Strowger, Amerika Birleşik Devletleri’nin Indiana kentinde ilk otomatik telefon konuşmasını gerçekleştirdi.Bu sistemle, santralin bağlantısına gerek kalmadan bir abone, doğrudan numaraları çevirerek aradığı kişiyi karşısında bulabiliyordu.

1927 yılında Londra ile New York arasında ilk okyanus aşırı telefon bağlantısı kuruldu.Bu bağlantıda sesleri iletebilmek için kablolar yerine radyo dalgalarından yararlanılıyordu.Aynı anda birden fazla bağlantının kurulması ise mümkün değildi.

1956 yılında İskoçya ile Newfoundland arasında Tat I adı verilen ilk okyanus aşırı su altı telefon kablosu döşendi.Bu kablo aracılığıyla, aynı anda 36 telefon görüşmesi yapmak mümkündü.Son yerleştirilen kablolar aracılığıyla ise aynı anda dört bin konuşma yapmak mümkündü.

1960 yılında Echo ve Courier uydularıyla Amerika Birleşik Devletleri ile Avrupa ülkeleri arasında ilk uydu aracılığıyla telefon görüşmeleri gerçekleştirildi.

1966 yılında K.Kao ve G.Hockham adlı İngilizler, telefon konuşmalarının bakır teller yerine optik kablolarla aktarılmasını önerdiler.Konuşmalar, optik kablolarda ışık vuruşları şeklinde aktarılabilecekti.İlk deneysel optik telefon bağlantısı 1977 yılında İngiltere’de Hertfordshire’de kuruldu.

1968 yılında Londra’da Avrupa’nın ilk modülasyon sistemi kuruldu.Bu sistemde, konuşmalar bir dizi elektriksel vuruşa dönüşüyor, alıcını ahizesine geldiklerinde de elektriksel vuruşlar tekrar ses halini alıyordu.Bu sayede çok uzak mesafeler arasında bile çok net bir biçimde telefon konuşması yapmak mümkün oluyordu.

1979 yılında İngiliz Posta Kuruluşu, Prestel adını verdiği servisi hizmete açtı.Bu servisle, bilgisayardaki bilgiler telefona bağlanan bir televizyon ekranına yansıtılabiliyordu.

0 yorum: